16 Şubat 2011 Çarşamba
Uzmanlar hamburger için uyardı!

Uzmanlar ayak üstü yenilen hazır yiyeceklere ve şekere dikkat edilmesi gerektiği belirterek, bu gıdaların aşırı kilo aldırdığı gibi diyabet hastalığına da davetiye çıkardığını kaydetti.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hulusi Atmaca, fast food ve şekerden uzak durulması gerektiğini açıkladı. Türkiye'de fazla kilolu ve obezlerin oranının yüksek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Atmaca, yaşam tarzları ile ilgili bir takım değişiklikler yapılması gerektiğini bildirdi. Doç. Dr. Atmaca, şöyle devam etti:
"Okul ders programlarında dengeli beslenme ve obeziteye yer verilmesi, sportif faaliyetler için okul ve şehrin imkanlar ölçüsünde uygun hale getirilmesi tehlikeye karşı alınacak en etkili yöntem."MEŞRUBAT YERİNE AYRAN
Doç. Dr. Atmaca, çocukları fast food beslenmeden korumak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: "Okul kantinlerinde ve okul çevresinde fast food gıdalara yer verilmemesi, şekerli meşrubatlar yerine daha ucuz olan ayranın tercih edilmesi ve buraların birer manav dükkanını andıracak düzeyde meyve ve sebzelerle süslenmesi, aslında çok basit fakat çok etkili önlemlerdir.
Elverdiği ölçüde bisiklet kulvarlarının eklenmesi, fiziksel aktivitemizi özendirecek önemli stratejilerdir. Obezite sorunuyla mücadelede hekimlerle birlikte, aile bireyleri, öğretmenler, şehir yöneticileri ve planlamacıları dahil edilmelidir. Bu sorun tek başına hekimlere havale edilecek bir hastalık olma hafifliğinden çıkartılmalıdır."
VATAN
Sebze suyundaki mucize

Sebze suyundaki mucize
Amerikalı bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre günde bir bardak sebze suyu içmek 2 porsiyon sebze yemekten daha yararlı
90 sağlıklı kişi araştırma için seçildi. Bu kişilere 12 hafta boyunca günde bir bardak sebze suyu içirildi. Yapılan ankete göre her 10 kişiden 9’u kendisini çok daha iyi hissettiğini belirtti.
Teksas Baylor Tıp Okulu tarafından yapılan başka bir araştırmada ise günde 1-2 bardak sebze suyu içmek kişilerin kilo vermesine büyük katkı sağlıyor. 81 kişinin katıldığı bu testte bir gruba sebze suyu içmeleri söylenirken, diğerleri hiçbir şey içmedi.

12 hafta sonra sebze suyu içenler 2 kilo verirken diğerleri sadece 500 gram zayıfladı. Ve elbette içenlerdeki C vitamini ve potasyum miktarı daha yüksek seviyelerdeydi.
Belki de artık sabahları içtiğiniz portakal suyu yerine sebze suyunu tercih etmenin zamanı gelmiştir. Sebze yemeklerinden hoşlanmıyorsanız bu alternatifi göz önünde bulundurun. Hem sağlığınıza kavuşacak hem de fazla kilolarınızdan kurtulabileceksiniz.
Dişlerinizi beyazlatmak için ne yapmalısınız?
Dişlerinizi beyazlatmak için ne yapmalısınız?Diş beyazlatma nedir?
Diş beyazlatma; dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli, organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri ile giderilmesi işlemidir.
Neden diş beyazlatmaya ihtiyaç duyuluyor?
Modern toplumlarda kişiler, dişlerinin görünümüne hayli önem veriyorlar. Dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları psikolojik rahatsızlıklara neden olabiliyor. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesi sayesinde pek çok renk, şekil ve konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebiliyor. Bunların arasında yer alan renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching) yöntemi, diğer restoratif metotlara kıyasla daha ekonomik, kolay ve zahmetsizdir.
Kadınlar mı yoksa erkekler mi daha çok diş beyazlatmak istiyor?
Bu soruya genelde kadınlar diyebilirdik! Çünkü biliriz ki kadınlar için estetik her zaman daha ön plandadır. Ama artık erkekler de kadınlar kadar diş estetiğini talep ediyor; yani araların da pek fark yok diyebiliriz.
Dişler neden beyazlığını kaybediyor?
Dişlerin oluşumları esnasında meydana gelen yapısal bozukluklar, çocukken veya anne karnındayken kullanılan bazı antibiyotikler, yedikleriniz ve içtiklerimiz (sigara, çay ve kahve gibi boyayıcı alanlar) ve içilen sulardaki flor miktarı dişlerimizde renkleşme yapabilir.
Dişlerde iki çeşit renklenme oluşur:
İç renklenme: Dişin içine nüfuz etmiş ve fırçalama ile giderilemeyen lekelerdir. Dişlerin oluşumları sırasında oluşan yapısal bozukluklar da (ilaçlara bağlı veya fazla flor alımına bağlı vb.) bu sınıfa girer. Beyazlatma işlemi bu tip vakaların büyük bir kısmında çok başarılı olur.
Dış Renklenme: Diş yüzeyine sigara, çay, kahve ve kola gibi boyayıcı bazı gıdalardan yapışan renklenmelerdir. Çoğunlukla diş taşı temizliği ve sonrasında bu lekelerden kurtulmak mümkündür.
Farklı renklenmeler farklı tedaviler gerektirir. Bu sebeple ne tip bir tedavi yapılması gerektiğine diş hekiminizin karar vermesi en doğrusudur.
EVDE DE BEYAZLATABİLİRSİNİZ
Diş beyazlatma yöntemleri nelerdir?
Beyazlatma işlemi iki şekilde uygulanır:
Ofis ortamında bir saat içinde gerçekleştirilen Power Blaeching; beyazlatıcı jel ve ışıktan oluşan, kısa sürede diş rengini 3-4 ton açabilen en hızlı, güvenilir ve etkili beyazlatma sistemidir.
Evde diş beyazlatma (Home Bleaching); ağızdan alınan basit bir ölçü ile kişiye özel hazırlanan plastik ağızlıkların içine jeller konularak yapılan beyazlatma işlemidir. Ortalama 5-7 günde istenen beyazlama sağlanır. Günde 4-8 saat takılması gereklidir (renge ve jele bağlı olarak değişebilir).
Herkes diş beyazlatabilir mi?
Herkes beyazlatabilir ancak beyazlatma öncesi diş hekimi muayenesinden geçilmesi gerekir. Ağzında ilerlemiş çürükleri ve ilerlemiş dişeti hastalığı olanlar, tedavilerini yaptırdıktan sonra beyazlatma işlemini uygulatmalıdır. Bunun dışında büyüme ve gelişimini tamamlamamış kimselere önerilmemektedir. Ayrıca gebelere ve emziren annelere de dikkatli yapılmalıdır.
Beyazlatma güvenli midir yoksa dişlere zarar verir mi?
Yapılan araştırmalar ve mikroskopik çalışmalar; yüzde 10 beyazlatma solüsyonu kullanımında hiçbir zarar olmadığını göstermiştir. Yapısal değişiklik ve kalıcı hasar oluştuğunu gösteren tek bir araştırma bile yoktur. Farklı konsantrasyonda ilaçlar da kullanılabilir ancak bunların da nasıl ve ne kadar kullanılacağına doktorunuz karar verecektir.
Dişler herkeste aynı oranda mı beyazlar?
Herkeste aynı oranda olmaz; renginin ne kadar açılacağı dişin yapısına göre değişir.
Diş beyazlatmanın yan etkileri nelerdir?
Bütün beyazlatma jelleri az çok hassasiyete sebep olur. Soğuk-sıcak içeceklere ve havaya bile karşı oluşan bu hassasiyet rahatsızlık verir. Bu, normal ve beklenen bir yan etkidir. Hassasiyet 24-48 saat içinde geçmezse beyazlatıcı kullanımının kesilmesini tavsiye ederiz. Hassasiyet durumunda, diş hekiminizin uygulayacağı florür ve size önereceği diş macunu veya kremleri bu diş hassasiyetini azaltacaktır. Hassasiyeti azaltmak için içerisinde potasyum nitrat bulunduran diş macunları da işe yarar.
LİFLİ BESİNLER DİŞLERİ TEMİZLER
Beyazlatma jeli; kaplama, porselen ve kuronları da beyazlatır mı?
Bütün beyazlatma maddeleri doğal diş yapısı üzerinde çalışırlar. Bu demek olur ki porselen kaplama kuron ve köprüler beyazlamazlar. Yeni beyazlamış dişinizin rengine uyma sı için bütün bunların değişmesi gerekebilir.
Beyazlatmanın etkisi ne kadar sürer?
Beyazlatma işleminden alınan sonuç, kişinin diş yapısına bağlı olarak değişir ve yaklaşık 6 ay-2 yıl arasında sabit kalır. Tabii ki bu süre kişinin kendisine de bağlıdır. Beyazlatma sırasında ve sonrasında en az iki hafta dişleri boyayan maddelerden uzak durulmalıdır.
Dişlerin sararmaması için pratik önerileriniz nelerdir?
Çay, kahve ve kola gibi renklendirici içeceklerin tüketimini azaltıp, mümkün olduğu kadar lifli yiyecekler tüketilmelidir. Ağız ve dişlerin rutin bakımlarına dikkat etmemiz gerekir. Lifli gıdalar elma havuç gibi sebze ve meyveler, tahıl gruplarıdır. Lifli gıdaların dişlerimize en büyük faydası mekanik temizlik yapmasıdır. Günümüzde işlenmiş ve rafine yiyecekler yendiği için dişlerimize daha çok yapışmakta böylece hem diş taşı oluşumu hem de çürük oluşumu artmaktadır buna bağlı olarak renkleşmelere de neden olmaktadır. Hem dengeli beslenmek hem de dişlerimizin sağlığı için lifli gıdalara diyetimizde mutlaka yer vermeliyiz.
Daha güzel dişler için lazer tedavisi
Daha güzel dişler için lazer tedavisiGünümüzde diş sağlığında birçok tedavi yöntemi uygulanıyor. Dişlerinin görünümünden ve diş sağlığından şikayetçi olan birçok kişi bu tedavi yöntemleri ile istedikleri gülümsemeye ve daha sağlıklı dişlere kavuşuyor.
Hastalar en çok lazerle uygulanan tedavi yöntemlerini tercih ediyor. Çünkü Lazer tedavisi hem ağrısız hem de daha kısa sürüyor. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, diş sağlığı için önemli yer tutan bu yöntemi ve uygulama alanlarını anlattı.
Lazer tedavi yöntemi nedir?
“Ağrısız, kanamasız ve anestezi gerektirmeyen bu yöntemde atomize su spreylerinin lazer enerjisiyle birleşmesi sonucunda elde edilen hidrokinetik enerjisiyle çalışan bir elektronik cihaz kullanılıyor. (Erbiyum lazerleri) Bu cihaz ile hedef dokuda küçük patlamalar oluşturularak dokular arası bağlar çözülüyor ve yüzeydeki dokular birbirinden ayrılıyor. Diş Lazeri, hem sert dokuda hem de yumuşak doku üzerinde rahatlıkla uygulanabiliyor.”
Hangi diş rahatsızlıklarında uygulanabiliyor?
“Lazer yöntemi;
—Diş dolguları
—Çürüklerin temizlenmesi
—Diş kökünde oluşan iltihapların kurutulması
—Kanal tedavisi
—Çene ve diş etindeki cerrahi operasyonlar
—Diş hassasiyetinin giderilmesi
—İmplant uygulamaları
—Estetik diş tedavileri
—Diş etinde uygulanan tedavi işlemleri
—Diş beyazlatma
gibi bir çok tedavi sürecinde kullanılıyor.”
Lazer yöntemin diğer uygulanan tedavi yöntemlerinden farkı nedir?
“Bu yöntem de hastaları korkutan anestezi yöntemi genel anlamda kullanılmıyor. Ancak kapsamlı cerrahi operasyonlarda kullanılıyor.
Lazer işlemi dişe ve diğer dokulara temas edilmeden uygulandığı için herhangi bir titreşim ve basınç hissedilmiyor. Doğal olarak beyine ulaşan ağrı iletimini kestiği için hasta tedavide ağrı hissetmiyor. Tedavi sürecinde % 90 hiç kanama olmuyor ve işlem sonucunda lazer ile daha steril bir çalışma yapıldığı için apse yada şişme görülmüyor. Aynı şekilde diş dolgularında ve kaplamalarda uygulandığında diğer yöntemlere göre yapılan dolgu ve kaplamalar daha dayanıklı oluyor ve tedavi bitiminde hasta dişlerinde herhangi bir hassasiyet duymuyor.
Diş estetik işlemleri de bu sayede daha kısa sürede uygulanabiliyor. Diş beyazlatma ve diş etinde oluşan renk değişimleri lazer yöntemi ile çok daha kısa zamanda daha iyi sonuçlar veriyor.”
Lazer ile tedavi yöntemini en çok kimler tercih edebilir?
“Lazer ile diş tedavisini diş rahatsızlığının durumuna göre her hasta tercih edebilir. Anestezi kullanımının tehlikeli olduğu kalp, böbrek, astım ve kronik rahatsızlıkları olan hastalar da bu tedaviyi tercih ederek diş rahatsızlıklarından kurtulabilirler. Aynı zamanda hamile olan anne adayları ve diş hekimi korkusu yaşayan birçok hasta da lazer tedavi yöntemini uygulattırabilirler.”
Çocuklarda bu tedavi yöntemi uygulanabilir mi?
“Çocuklar genel olarak diş hekimi korkusu yaşıyor. Lazer tedavi yöntemi anestezi gerektirmediği için çocuklar da diş tedavisi çok daha kolay uygulanabiliyor. Bu şekilde çocuklar bu korkuyu daha basit atlatabiliyor.”
Lazer tedavi yönteminde dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?
“Mutlaka bu alanda uzman olan hekimler tarafından yapılmalıdır. Çünkü aksi taktirde uygulandığı diş dokusunda kanama, iltihap ve zedelenmeler görülebilir. Ürünün sertifikası mutlaka görülmeli ve diş hekimlerinin yönlendirmeleri dikkate alınmalıdır.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)